11 Temmuz 2019 Perşembe 15:09
Srebrenitsa soykırımında neler yaşandı? Srebrenitsa katliamının acı veren hikayeleri

Bosna Savaşı sırasında 11 Temmuz 1995'te başlayan ve 8 binden fazla Boşnak sivilin Sırp askerler tarafından katledildiği Srebrenitsa Katliamı, üzerinden 24 yıl geçmesine rağmen hala yakın tarihin utanç tablolarından biri olarak biliniyor.


Boşnak sivilllerin Ratko Mladic emri altında ki Sırp askerler tarafından öldürüldüğü Srebrenista Katliamı "2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yaşanan en büyük insanlık trajedisi" olarak tarihe geçti. Halen yaklaşık iki bin kurbanının kayıp olduğu bu büyük trajedi sadece Bosna Hersek'in değil tüm dünyada insanlığın adalet arayışının sembolü haline gelmiş bir soykırım oldu.


Srebrenitsa'da şu ana kadar sadece 6 bin 500 kurbanın kimlikleri tespit edilebildi. Bu yıl kimlikleri tespit edilen 36 kurban da Potacari Mezarlığı'na defnedilecekler. İşte Srebrenitsa neler oldu sorusunun yanıtı ve 24 yıl önce yaşanan utanç verici katliam hakkında bilinmeyenler..

SREBRENİSTA KATLİAMI

25 Haziran 1991'de Hırvatistan ve Slovenya’nın resmi olarak bağımsızlıklarını ilan etmesi sonrasında patlak veren Yugoslavya İç Savaşı sonrası dağılmaya başlayan ülke, Sırbistan, Karadağ, Bosna-Hersek, Hırvatistan, Slovenya ve Makedonya'dan oluşuyordu.

Bosna- Hersek de 29 Şubat-1 Mart 1992'de yapılan referandumla eski Yugoslavya'dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etti. 1991'de bağımsızlığını kazanan Hırvatistan'da Hırvat güçleri ile Yugoslav askerleri arasında devam eden çatışmalar, Bosna Hersek'e de sıçradı. Sırpların kontrolündeki Yugoslav ordusu, o dönemde nüfusunun büyük çoğunluğunu Hırvatların oluşturduğu Boşnakların Ravno köyüne saldırdı. Böylece Bosna Hersek'teki savaş bu saldırı ile gayriresmi olarak başlamış oldu.

Srebrenitsa Katliamı ya da Srebrenitsa Soykırımı 1991-1995 Yugoslavya İç Savaşı (Hırvatistan Savaşı ve Bosna Savaşı)’nda Sırp Cumhuriyeti Ordusu’nun Srebrenitsa’ya karşı giriştiği Krivaya ’95 Harekâtı esnasında Temmuz 1995’te yaşanan ve en az 8.372 Boşnak’ın Bosna-Hersek’in Srebrenitsa kentinde general Ratko Mladiç komutasindaki ağır silahlarla donatılmış Bosna Sırp ordusu tarafından öldürülmesine verilen addır. Katliamda bir kısım kadın ve küçük yaşta çocuğun da öldürüldüğü, belgelerle kanıtlanmıştır. Bosna Sırp ordusunun dışında katliama “Akrepler” olarak tanınan Sırbistan özel güvenlik güçleri de katılmıştır. Birleşmiş Milletler Srebrenitsa’yı güvenli bölge ilan etmiş olmasına karşın 400 silahlı Hollanda barış gücü askerinin varlığı katliamı önlememiştir.

Srebrenitsa katliami II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da gerçekleşmiş en büyük toplu insan kıyımı olması ve Avrupa’daki hukuksal olarak ilk kez belgelenmiş soykırım olması açısından da önem taşır.

Yugoslavya’nın çöküşü üzerine 1992 yılında Sırpların Bosna’da başlattıkları soykırımın ardından bölgeye zoraki olarak müdahale eden Birleşmiş Milletler’in güvenli bölge ilan edilen 6 bölge arasında Srebrenitsa da bulunmaktaydı.

Savaştan önce nüfüsu 24 bin civarı olan kentin nüfusu diğer bölgelerden gelen mülteci göçleriyle 60 bin civarına gelmişti. Artık Srebrenitsa ‘açlık’ ve ‘hastalıklar’ ile mücadele eden bir ‘toplama kampı’na dönüşmüştü.Müslümanların elindeki silahlar BM Barış Gücü tarafından koruma gerekçesiyle toplanmıştı.

Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar Srebrenitsa’ya olan saldırılarını sıklaştırdıklarında müslümanların toplanan silahlarını geri almak için yaptıkları başvuru, sorumlu Hollanda komutanı Thom Karremans tarafından reddedildi. BM yalnızca iki F16’yı kent üzerinde bir uçuş yaptırmakla yetindi.

Sırp birliklerin 11 Temmuz 1995'te Hollandalı (BM) askerlerinin koruması altındaki "güvenli bölge" Srebrenitsa'ya girmesi sonucu binlerce Boşnak kaderine terk edildi. Mladiç komutasında Srebrenitsa'ya giren Sırp ordusu en az 8 bin 372 Boşnak sivili ormanlık alanda, fabrikalarda ve depolarda katletti. Katledilen Boşnaklar, toplu mezarlara gömüldü.

Savaş sırasında Prijedor, Foça, Zvornik, Vişegrad gibi birçok şehirde yapılan etnik temizlik sonucu neredeyse hiç Boşnak bırakılmadı. Kimi göç etmek zorunda kaldı, kimi öldürüldü.

Osmanlı döneminden kalan en önemli eserlerden biri olan Mostar Köprüsü, Bosna-Hersek'te yaşanan iç savaşta 1993 yılında yıkılmış, aslına uygun olarak tekrar inşa edilerek 2004 yılında yeniden açılmıştı. 1566’da inşa edilen ve ülkenin simgesi olan Mostar Köprüsü’nün savaşın en şiddetli dönemlerinden birinde yıkılması, katliam döneminin de akıllardan çıkmayacak anlarından birisiydi.

1995 Temmuzu'nun sonlarına doğru yapılan katliamda, kenti Sırp askerlere teslim eden Hollanda askerlerinin çoğu daha sonra ülkelerine döndüklerinde psikolojik tedavi görmek zorunda kalmıştır. Hollanda hükümeti hiçbir sorumluluk kabul etmezken, kenti bırakarak Sırpların katliamına göz yuman 600 hafif silahlı Hollanda askerinin büyük bir bölümü pişmanlıklarını her fırsatta dile getirmişlerdir.

Bosnalı Sırpların eski lideri ve Srebrenitsa Katliam'nın baş sorumlusu olan Karaciç yakalandıktan sonra Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi tarafından yargılandı. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra görülen en önemli savaş suçları yargılamalarından biri olarak görülen davada mahkeme, Karaciç'in Srebrenitsa'daki Boşnak erkeklerin yok edilmesini istediğine hükmetti. Radovan Karaciç'i Srebrenitsa'da yaşananlardan sorumlu tuttu ve 40 yıl hapis cezası verdi.

11 suçtan yargılanan Karaciç, 10 suçlamada suçlu bulundu, birinden aklandı. 70 yaşındaki Sırp liderin suçlu bulunmadığı iddia, Bosna'da işlendiği öne sürülen bir başka soykırım suçlamasını içeriyor.

Karaciç'in avukatı, kararı temyize götüreceklerini söyledi. Temyiz sürecinin de yıllar sürebileceği belirtiliyor.

Bosna-Hersek'te 1992-1995 yılları arasında yaşanan ve 100 binden fazla insanın öldüğü iç savaşın en önemli isimlerinden olan Sırp lider Radovan Karaciç, 21 yıl sonra cezalandırılmış oluyor.

BM'nin yargı organı Uluslararası Adalet Divanı 2007'de, kasabada yaşananları "soykırım" olarak nitelendirmiş ancak sorumlusunun Sırbistan olmadığına hükmetmişti.

SOYKIRIMI YAPAN RADOVAN KARACİÇ KİMDİR?

Karadağ'a bağlı bir köyde, 1945 yılında bir ayakkabıcının oğlu olarak dünyaya gelen Karaciç, üniversite eğitiminin ardından psikiyatrist olarak çalışmaya başladı.

Aynı zamanda şiirle de ilgilenen Karaciç'in bir kaç şiir kitabı yayımlandı. 1980'lerin sonlarından itibaren aktif olarak politika ile ilgilenen Radovan Karaciç, Sırp Demokrat Partisi'nde hızla yükseldi.

Nisan 1992'de Bosna-Hersek'teki Sırp Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı seçilen Karaciç, Sırbistan ile yakın bağları korumak için çabaladı.

Bu çabaların sonucu olarak da, iç savaşta Boşnaklara yönelik bir etnik temizlik başladı.

Sırp topraklarında yaşayan Boşnak ve Hırvatlar bölgeyi terk etmek zorunda kaldı.

Cinayet, sürgün, tecavüz ve rehin alma gibi çok sayıda saldırıyla birlikte yürütülen etnik temizlik sonucu, on binlerce insan hayatını kaybetti.

Savaş ve insanlığa karşı suçun yanı sıra soykırımla da suçlanan Karadziç'in davası tam 8 yıl sürdü.

Karaciç bu sürede, "dünyanın en insancıl hapishanesi" olarak bilinen Lahey yakınlarındaki Scheveningen gözaltı merkezinde kaldı.
 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.