20 Nisan 2019 Cumartesi 00:36
MEB Bakanı Ziya Selçuk'tan Öğretmen Ataması ve Ders Saatleri Açıklaması!

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Buket Aydın ile 40 programına katıldı ve programda merak edilenleri yanıtladı.

Zorunlu Yabancı Dil Eğitimi Kalkacak mı?

Yabancı dil eğitimi konusunda öğrencilerin neye ihtiyacı olduğunun saptanması gerektiğini ifade eden Selçuk, şuanda model çalışmaları ve denemeleri olduğunu aktardı. Yalnızca müfredatı değiştirerek İngilizce’nin öğretilemeyeceğini ifade eden Bakan, eğitim ve araç gereç yönetiminin önemine vurgu yaptı. İngilizce öğrenmeyi etkileyen birçok temel faktör olduğundan söz eden Selçuk, bunun ekosistem olarak görülmesi gerektiğini anlattı. Paydaş ve unsurların birleştirilmesiyle basamak kaydedilebileceğini söyleyen Bakan, haftada 2 saat dersin unutulduğunu aktardı. Bunun için bir optimizasyon çalışması yapılması gerektiğini belirtti.

Yeni Aziz Sancar’lar Yetiştirebilmek İçin Ne Yapılmalıdır?

Eğitimin artık daha eşit ve ulaşılır olduğunu anlatan Selçuk, eski dönemlerde Türkiye’de yalnızca 60-70 tane lise olduğunu ancak günümüzde bu sayının 10 binin üzerinde olduğunu işaret etti. Lise çağındaki öğrencilerin okuma yazma problemleri dahi olduğunu konuşan Selçuk, çocukların anlam değil işlem üzerinden eğitim gördüğünü ancak bunun önüne geçilebileceğini belirtti. İmkan ve öğrenme bakımından okullar arasında çok ciddi farklar olduğunu işaret eden Bakan, farkların giderilmesi halinde bilimin öne çıkabileceğini söyledi.

Ders Saatlerinde Nasıl Değişiklikler Olacak?

Bakan, yurtdışındaki eğitim sistemlerine atıfta bulunarak Türkiye’de çok saat ders olduğunu ve bunun çocukların yüzeysel olmasına sebep olduğunu belirtti. Gençlerin ergenliklerini yaşayamadığını anlatan Selçuk, öğretmen eğitimi yapılmadan okulun, müfredatı öğretmen eğitimine bağlamadan başarının gelemeyeceğini söyledi.

Eğitimde Kalıcı Düzenlemeler Gelecek mi?

Şuana kadar 50’den fazla ülkenin eğitim sisteminin incelendiğini anlatan Bakan, bu konuda akademik araştırma yapıldığını söyledi. Çalışmalara kademe kademe bakılması gerektiğine değinen Selçuk, eğitim sisteminin birkaç ayda değişmediğini anlattı ve bunun söz konusu olması halinde farklı problemlerin ortaya çıkacağını aktardı.

Tatil Programı Değişecek mi?

Bölgelere göre tatil uygulamasının hayata geçirilebileceğini vurgulayan Selçuk, tatil düzenlemesi noktasında küçük tatiller koyulacağını ve bu konunun gündeme getirileceğini söyledi. Bu konuda valilikler ile müzakere yapıldığının da altını çizen Selçuk, öğretmen ve öğrenci için tatilin ne anlama geldiğinin de iyi anlaşılması gerektiğine değindi.

Öğretmenlerin Sorunları Çözülecek mi?

Öğretmen atamaları konusunda da konuşan Selçuk, Şubat ayında 20 bin atama yapıldığını hatırlatarak şuanda da 20 bin atamanın yapılacağını konuştu. Mülakat yerlerinin dahi ilan edildiğinin altını çizen Selçuk, hükümetin ekonomi politikasının olduğunu ve Bakanlık olarak kafalarına göre atama yapamayacağını söyledi. Şuanda 100 bin öğretmenin beklemede olduğunu hatırlatan Selçuk, bir anda böyle bir kadronun açılmasının mümkün olamayacağını söyledi.

Türkiye’nin mezun sayısı kadar bir açığı olmadığının altını çizen Selçuk, imkan elverdiğince çalışmaların süreceğini ifade etti. Ücretli öğretmen sayısının azaltılması ve kadrolu öğretmen sayısının artmasıyla ilgili bir süreç yaşandığını kaydeden Selçuk, bu konuda çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Sözleşmeli Öğretmenlere Düzenleme Gelecek mi?

Yürürlüğe girmesi beklenen Öğretmenlik Meslek Kanunu hakkında konuşan Selçuk, bunun içerisinde sözleşmeli öğretmenlerle ilgili düzenlemenin de olacağını anlattı. Bakan Selçukbk bu konuda son kararın parlamentoda olduğunu işaret etti. Bakan Selçuk bakanlık olarak bütün hazırlıkları yaptıklarını ve öğretmenlerin 4+2 olan zorunlu hizmet yılının 3+1’e indirilmesi konusunda hazır olduklarını belirtti. 6 senenin çok uzun bir süre olduğunu ifade eden Selçuk, hizmet süresinin 3+1 yıla indirilmesi gerektiğini vurguladı.

Hayatınız şoförlükten profesörlüğe ve bakanlığa nasıl uzandı?

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, kendisine sürekli kötü önek oluyorsun dediklerini ve bu duruma gelmesinde yaşam tecrübelerinin önemli bir etken olduğunu ifade etti. Kendisinin yıllarca okulla arasının iyi olmadığını belirten Selçuk, daha sonraki süreçte kitap okumaya karar verdiğini ve bunun kendisine çok faydası olduğunu söyledi.

Bakan Ziya Selçuk açıklamalarının sonunda şu ifadeleri kullandı: “Sonuçta gördüğüm şey şu; hayattaki bütün deneyimlerim bir aradayken benim yolum açık. Ama sadece okulda başarımla benim yolum çizilmiyor. Sadece çalıştığım bir işle benim yolum açılmıyor. Yaz tatillerinde çalışmak, hafta sonları çalışmak, birçok insan ile etkileşime girmek, almak, satmak, vermek, paylaşmak, işbirliği oluşturmak.

Bütün bunların aslında bir hayat tecrübesi sağladığını ve bunlar birlikteyken bir işe yaradığını söylemem mümkün. Elbette ilkokuldayken TIR şoförü olmak vs. gibi hayallerim oldu. Bunlar her çocuğun hayalinde olan meslekler vardır. Benimki de öyle bir hayaldi. Şu anda bizim TIR, eğitimin sorunlarını taşıyor”.

Son Güncelleme: 20.04.2019 00:36
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ücretli ogretmen 2019-04-20 21:15:58

5 yıldır zor sartlar altinda ücretli öğretmenlik yapanlar mutlaka kadroya alinmali...

Avatar
Meb iflas 2019-04-21 00:24:24

Sorun bizde değil ders işletmeyen öğrencilerdedir.Neymiş ezbercilik miş.Ezber yapmadan ne öğrenilecek.Üniversite ezber ve her bir ders kitabın yazıları küçük 500 700 sayfa civarından 1000 1500 sayfayı bulan kitaplar vardır.Ezberin kalıcılığı anlamlı tekrarlardadır.Okuma yazmayı sökmeden toplama çıkarma işlemini sökmeden liseye geçen öğrenci varsa emin ol ki öğretmenin eli kolu bağlı olduğu içindir.Sınıf tekrarı olmalı.Öğretmenin işine karışan veliler cezalandırılmalı.Sınıfa dersi işletmeyen öğrenci alınmamalı öğretmen elalemin terbiye edemediğini terbiye etmeyi uygun görmemeli bu meb ve ziya gibi ismet gibi ömer gibi hüseyin gibi bakanlar.Recep akdağ gibi sağlıkçıları koruyan bakan milli eğitimde de olsaydı eğitimde başarısızlığın suçu ve terbiyesiz şekilde çocuk yetiştirenin suçu veli olurdu.Günümüz öğretmen klikleri idarecinin işverenin işçilere tavrı gibi baskısını sürdürmeleri , öğretmenin öğretmene sorunlu öğrenci gibi alay etmesi kırması ile asla öğretmen odasında huzur bulmayacak bu duruma karşı pes etmek gün saymaya 15 60 tatil gelse de rahatlansağa sebeptir.Keşke hababam sınıfındaki öğretmenler ve müdür muavini birliği gibi birlik olsaydı gerçi filmde müdür kötü ama o zamanlarda geneli öğretmene iyidir.Öğretmenler odasında huzur yoksa birbirimize kösteklik devamlı var olacaktır.Ziyacım doktorayı zorunlu tut bizi ez istediğinde budur yapamıyorsan ismet yılmaz gibilere görevini verde kendisi öğretmen adayından beddua alsın.Ziya mebten istifa etmesen seninde ömer nimet çubukçu ismetten aşağı yanın kalmayacak.