19 Eylül 2019 Perşembe 22:06
Kadınları tehdit altında tutan Jinekolojik kanserler nelerdir?

Jinekolojik kanserler denildiğinde ilk akla gelen organlar; rahim, rahim ağzı, yumurtalık, vulva, vajina ve tuba'dır (tüpler). Türkiye genelinde ise tanısı konmuş tüm kanserler arasında rahim 4. sırada, yumurtalık 5. sırada ve rahim ağzı kanseri ise 9. sırada görülmekte. Her yıl yaklaşık olarak 4 bin rahim, 2 bin 400 yumurtalık, bin 700 rahim ağzı ve 250 vulva ve vajen ve 70 tuba kanseri hastası olduğu ortaya çıkıyor.

Prof. Dr. İlkkan Dünder, kadınları tehdit eden 3 jinekolojik kanser arasında en sık rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanserinin görüldüğüne dikkat çekerek hastalıklar hakkında önemli bilgiler verdi.

Rahim ağzı kanserinin gittikçe yaygınlaşan bir hastalık olduğunu söyleyen Dünder, Dünya genelinde her yıl yaklaşık 570 bin kişi rahim ağzı kanseri tanısı aldığını ve yine her yıl yaklaşık 255 bin kadın bu hastalıktan dolayı hayatını kaybettiğini belirterek, Türkiye’de bu kanser türünün her 100 bin kadında 4,42 oranında görüldüğünü kaydetti.

Hastalığın nedenleri arasında en önemli olanın “HPV” olarak adlandırılan virüs olduğunu söyleyen Dr. Dünder, "Ancak farklı çeşitleri olan bu virüslerin sıklıkla HPV 16 ve HPV 18 olmak üzere 15 türü rahim ağzı kanserine yol açıyor. Kansere doğru gidişatı sağlayan yüksek riskli HPV virüsü, rahim ağzında önce hücresel değişikliğe neden oluyor, bu hücresel değişikliklerin bir bölümü ise yaklaşık 8-15 yıl içinde kansere dönüşebiliyor . Aslında HPV vücudun tanıdığı bir virüs. Kadınların yüzde 80’ine hayatlarının bir döneminde HPV bulaşıyor. Ancak buna karşın kanserle sonuçlanma oranı her yüz kadından 1 ile 3 aralığında.

Virüs dışında, sigara, uzun süre steroid hormonu kullanma, bazı genital kanal enfeksiyonları, genetik yatkınlık, birden fazla partner sahibi olmak gibi faktörler de bu hastalığa yakalanma oranını artırıyor." diye konuştu.

Rahim ağzı kanserinin belirtileri ile ilgili de bilgiler veren Dünder, cinsel ilişkide ya da sonrasında kanama, akıntı, adet dönemleri dışında düzensiz ve az miktardaki vajinal kanamaların erken dönem belirtilerinden bazıları olduğunu vurgulayarak, İlerlemiş dönemlerinde kasık ağrısı, kanlı idrar, yoğun akıntı, bacakta hissedilen zonklayan ağrı olduğunu söyledi.

Aşıların kansere en sık yol açan belirli HPV tiplerine karşı yaklaşık yüzde 100 oranında korma sağladığını belirten Prof. Dr. Dünder, "Düzenli jinekolojik muayene ve 3 yılda bir yaptırılacak pap smear ve HPV testleri ile kansere dönüşmemiş olan hücrelerin erken dönemde tespitini yapmak mümkün. Öyle ki bu testler, rahim ağzı kanserinin yüzde 90’ını erken dönemde, hatta daha hücrelerin ilk değişim döneminde bile tespit edebiliyor." ifadelerini kullandı.

Yumurtalık kanserinin ise her yüz bin kadından 7’sinde ortaya çıktığı ve jinekolojik kanserler arasında en yüksek oranda ölümlere sebep olmasıyla bilindiğini söyleyen Dr. İlkkan Dünder, "Yumurtalık kanserinin doğumla yakın ilişkisi var; çok doğum yapanların bu kansere yakalanma ihtimali düşerken, doğum yapmayanlarda kısmen de olsa riskin arttığı gözleniyor. Ayrıca %10-15 kadarının genetik geçişli hasarlardan kaynaklandığı biliniyor. Günümüzde BRCA 1 ve BRCA 2 gen mutasyonlarının yumurtalık kanseriyle ilişkisi araştırmalarla kanıtlanmış durumda. Bu yüzden 2 veya daha fazla akrabasında meme ya da yumurtalık kanseri olanların genetik test yaptırarak yatkınlığının olup olmadığını öğrenmesi günümüzde ideal bir yaklaşım metodu olarak tanımlanıyor." diye konuştu.

Yumurtalık kanseri ile ilgili yapılan araştırmalar sonucunda yumurtalık kanseri saptanmış 4 kadından 3’ünün ilerlemiş dönemde tanı aldığını fakat ilerlemiş dönemde, yumurtalıktan sıçradığı organa göre kabızlık, nefes darlığı, karın ağrısı gibi farklı belirtileri olabileceğini söyleyen Dünder, yılda bir kez düzenli jinekolojik muayene nin erken tanıda büyük avantaj sağladığını belirtti.

Genellikle menapoz döneminde rastlanan Rahim içi kanseri günümüzde daha erken yaşlarda da ortaya çıkabiliyor. Erken dönemde belirti verdiği için bu hastalığa yakalanan kadınların hastalıktan kurtulma oranlarının daha yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. İlkkan Dünder, "Rahim kanserinin risk faktörleri arasında; kontrol edilmeyen diyabet, yumurtlamayı baskılayan hastalıklar, aşırı kilo, doğum yapmamak sayılıyor. Düzensiz ve aşırı adet kanamaları, menopoz sonrası görülen kanamalar erken belirtilerden en önemlileri. İdeal kilo, yağlı diyetlerden uzak durmak, doğum yapmak, emzirmek, sağlıklı beslenmek alınabilecek önlemlerden bazıları olmakla beraber en önemlisi düzenli jinekolojik muayene ile erken dönemde yakalamak." diye konuştu.

Son Güncelleme: 19.09.2019 22:06
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.