Reflü Kabusunuz Olmasın! Endoskopik Anti Reflü Yöntemiyle Kurtulmak Artık Çok Kolay

Reflü insanın yaşam kalitesini düşüren ve günlük yaşamında önemli sıkıntılar yaratan bir sağlık sorunu. Yeni geliştirilen Endoskopik Anti Reflü Yöntemiyle de Reflü artık kabusunuz olmaktan çıkıyor. Yüz güldüren sonuçlarıyla bu yöntemle yaklaşık 10 bin hastaya ulaşıldı.

Reflü Kabusunuz Olmasın! Endoskopik Anti Reflü Yöntemiyle Kurtulmak Artık Çok Kolay

Mide içeriğinin, özellikle de mide asidinin yemek borusundan yukarı doğru kaçması, “Gastroozofagial Reflü” (GÖRH) olarak adlandırılıyor. Mide dışına taşan asid, temas ettiği her dokuy h hasar verip, boğaz ağrısı, göğüs ağrısı, öksürük, ses kısıklığı gibi şikayetlere de neden oluyor.

Yeditepe Üniversitesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Başkanı ve Gastrointestinal Endoskopi Deneği Başkanı Prof. Dr. Cengiz Pata, bu sorunun oluşmasında iki önemli etkenin mide asidi ve yemek borusundan yukarı kaçışı engelleyen, “sfinkter” adı verilen özel kaslardan oluşan yapının gevşekliği olduğunu bilgisini paylaştı.

Reflü tedavisinde kullanılan ilaçlar, bazı hastalarda tedaviye yanıt vermezken, bazı hastalarda yan etkileri nedeniyle uzun süre kullanılamıyor. Hastalığın tedavisinde yıllardır ‘Proton Pompa İnhibitörü’ adı verilen ilaçlar başarı ile kullanılsa da hastaların büyük bir kısmı bu ilaçlara yanıtsız kalıyor. Prof. Dr. Cengiz Pata, bu hastaların tedavisinde temel prensibin, gevşek olan sfinkterin tekrar sıkılaştırılması  esasına dayandığını belirterek hastayı ameliyatsız, vücudunda yara izi olmadan, ertesi gün işe gidebileceği bir yöntemle tedavi edebilmek olduğu söylüyor. Pata; “Transoral Fundiplikasyon (TIF)” yönteminin ilk hayvan çalışmalarının 2003, insan çalışmaları ise 2007 yılından sonra yayınlanmaya başlayan yöntemin günümüzde yaklaşık 10 bin hastaya ulaştığı açıklayarak, işlem için saedec özel bir endoskop gerekyiğini ve ağızdan girilerek yemek borusu alt ucundaki gevşek olan alana 3-5 arası metal dikiş atıldığını tedavinin hastayı yatağa bağlamadan ertesi gün tamamlandığını söylüyor.

Prof. Dr. Pata ayrıca uygulamaların cerrahi müdahale ile yapılan karşılaştırmalarında, uygun hasta gruplarında daha etkin ve yan etkisinin daha az olduğuna dikkat çekti.

Güncelleme Tarihi: 08 Mayıs 2019, 20:35

YORUM EKLE

Popüler Haberler