Binali Yıldırım Doğalgaz ile İlgili Önemli Açıklamalarda Bulundu! Doğalgazda Yüzde 10 İndirim Yapabiliriz!

Ak Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım doğalgazla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. İstanbul’da doğalgaz ne kadar olacak? Doğalgaza indirim olacak mı? sorularının cevaplarını sizler için araştırdık.

Binali Yıldırım Doğalgaz ile İlgili Önemli Açıklamalarda Bulundu! Doğalgazda Yüzde 10 İndirim Yapabiliriz!

Seçim yarışında son düzlüğe girildi. Bütün adaylar kendi vaadlerini açıklayarak bir adım öne çıkmaya çalışıyor. Son olarak Ak Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, seçildiği taktirde İstanbul’da doğalgaza %10 indirim yapacağını açıkladı.

Ak Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım Habertürk kanalında katıldığı Teke Tek Seçim Özel programında açıklamalarda bulundu. Fatih Altaylı’nın konuğu olan Binali Yıldırım, İstanbul’daki doğalgaz indirimiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. İşte o açıklamalar:

Sizi tebrik ediyorum, uzak görüşlülüğünüz için. O zaman hiç ihtimal vermiyordum. Sistem değişikliği gerçekleşince Başbakanlık artık sona erdi. Son Başbakan olarak dükkanı kapattık. Dolayısıyla Meclis Başkanlığı çok onurlu görev. Atatürk'ün koltuğu. 7 ayda elimden geleni yapmaya çalıştım. Parlamenter diplomasiyi güçlendirme adına. Parti gruplarında ayırım yapmadan. Parlamentonun gücü nasıl arttırılabilir bunun gayretine girdim. Ben icraattan gelen biriyim. Mühendisim. İş hayatım var. 1994'de sayın Cumhurbaşkanımızla İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde beraber olduk. İDO'yu genişlettik. Marmara'yı su yolu yaptık. İDO'yu dünyada kendi sıfında en büyük şirketi haline getirdik.

PARTİMİN GÖSTERDİĞİ HER MAKAM BENİM İÇİN ŞEREFTİR

Sayın Cumhurbaşkanımız cezaevine girince ben de bıraktım. Daha sonra partiyi kurduk. iktidara geldik. Tekrar şimdi icraata dönüyoruz. Bu sefer de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayıyız. Ben bilindik bir siyasetçi değilim. Benim siyasetteki muradım, amacım, insanlara faydam olması. İnsanlara hizmet edecek makam varsa büyük, küçük demem orada olurum. Partimin gösterdiği her makam benim için onurlu, şerefli makamdır. Yemek beğenmemezlik yapmam, iş beğenmezlik de yapmam. Benim açımdan samimiyetle söylüyorum en büyük makam, insanların gönlünde ve zihnindeki makamdır. Bu makamların hepsi bittiğinde insanlar içerisinde anlım ak, başım dik gezebiliyorsam, bana kucak açıyorlarsa yapılabilecek en güzel şey budur.

BEN İLK BASIN TOPLANTIMDA İSTANBUL'U ANLATACAĞIM DEDİM

Biz yerel seçime gidiyoruz. 7 Ocak'ta ilk basın toplantımı yaptım. İstanbullular'a nasıl bir kampanya yapacağımı anlattım. İttifaklarla seçime gidiyoruz, umit ederim ki genel siyaset, yerel siyaseti gölgelemez dedim. Şartlar ne olursa olsun İstanbul'u konuşacağım dedim. Buna da sadık kaldım. Bunun partimizin politikalarıyla uyuşmaması diye bir şey yok. Diğer konuları bilmediğim anlamına gelmez. Ben Başbakanlık yaptım. Bunu kendi güzergahından çıkarmak bu şehirde yaşayanlara haksızlıktır.

İSTANBUL KENDİSİNİ BÜYÜTÜRSE TÜRKİYE EKONOMİSİ DE BÜYÜR

Burada bir iletişim kazası var. Sayın Ertuğrul Özkök'le söyleşi yaptık. Orada İstanbul ekonomisi Türkiye için ne anlama geliyor diye konuştuğumuzda, İstanbul Türkiye'de 100 TL vergi toplanıyor 49 TL'sini veriyor. Yani İstanbul olmasa Türkiye yok olur. O halde İstanbul'un ekonomisini canlı tutmamız lazım ki, Türkiye ekonomisi ayakta dursun ve büyüsün. Ekonomi büyüyünce dolayısıyla vergi gelirleri artacak. İstanbul verginin yarısını karşılıyorsa miktar olarak o da artmış olacak. Yüzde 50 destek veriyor Türkiye'ye, ama yüzde 10'un altında geri alıyor. Belediyelerin bütçesi vergi gelirlerinden veriliyor. Başka bir kaynağı yok. Anlatmak istediğim o. Yüzde 50'nin fazlasını veren İstanbul daha fazla mı vergi verecek. Böyle şey olur mu? Belediyelerin vergi koymak gibi bir hakları yok. Bunlar merkezi hükümetin işidir. İstanbul'un aleyhindeki konuyu nasıl savunurum, bu akla ziyan bir şey.

ŞİMDİ İSTANBULLULAR'IN KARŞISINA 4.0 OLARAK ÇIKIYORUZ

94'den bu yana geçen 25 yılın sorumluluğu bize aittir İstanbul'da. İyisiyle kötüsüyle. Siz 94'ü hatırlarsınız. Çocuklarım ve torunlarım hatırlamıyor. 94'de İstanbul'da çöp, çukur, hava kirliliğini konuşuyordu İstanbul. Bu dahi yapılamıyordu. O tarihte birisi geldi 'Ben bunları yaparım' dedi. Recep Tayyip Erdoğan. İstanbul bunlardan kurtuldu. Biz bu döneme İstanbul 1.0 belediyeciliği diyoruz. İlk versiyonu. Sonra İstanbul'da sosyal belediyecilik başladı. Destekler, kurslar başladı. İnsanların sorunlarıyla ilgilenilmeye başladı. Buna da biz İstanbul 2.0 belediyeciliği diyoruz. Daha sonra İstanbul'un temel projeleri, ulaşımla ilgili büyük projeler yapıldı.Buna da 3.0 diyeceğiz. Bunlar Marmaray, Avrasya Tüneli. Büyük projeler 7 tepeli İstanbul'a 7 proje yaptık. Hızlı Tren, Üçüncü Köprü, Osmangazi Köprüsü, Yeni İstanbul Havalimanı, Kuzey Marmara yolu. Şimdi İstanbulular'ın karşısına İstanbul 4.0 diye çıkıyoruz.

BU MİMARİNİN SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ŞEY OLMADIĞINI DÜŞÜNÜNÜYORUM

Şimdi yazılım, yapay zekayı kullanacağız. Büyük veri her şeyi değiştiren bir şey. Şunu demek istiyorum, bugünün ihtiyaçları ile dünün ihtiyaçları aynı değil. Zaman değişiyor başka ihtiyaçlar çıkıyor. Bunları karşılamak da bu şehri yönetenlerin görevi. Orada sadece bir nokta var imar konusu. İmar konusunda kendimizi muhasebeye çekmemiz lazım. İmar dikey yapılaşmada görsel kirliliğin oluşmasında birtakım aymazlıklar oldu. Bunu Cumhurbaşkanımız da itiraf etti, özeleştiri anlamında. Bütün belediyelerin, 39 ilçe bir büyük şehir var. Burada da bir işbirliği var. Yoksa bir belediyenin istemesiyle, büyük şehirin istemesiyle olmaz bu iş. 12 tane kurum imar yetkisine sahip İstanbul'da. Bunun sürdürülebilir bir şey olmadığını görüyorum. Yetki alanlarını sınırlandırma konusunda bir mücadele içinde olacağım. Bunun sözünü verebilirim.

BUNA KARŞI BÜTÜN GÜCÜMLE DİRENECEĞİMİ SÖYLEYEBİLİRİM

İstanbullu'ya şu sözü veriyorum, sizin huzurunuzda. İstanbullular böyle bir karar verirse, plan tadilatı dosyaları belediye meclisinin ilk gündem maddesi olmayacak. Bu işi bilenler ne demek istediğimi anlıyor. Bir rantını doyma noktasına kadar almış olan bir yerde gözümüze bir şey kestiriyoruz. 'Şuraya 24 katlı bir bina yapayım, voleyi vurayım'. Bir çirkinlik abidesi olarak yükseliyor. Çevredeki binaların hakkını, hukukunu da ortadan kaldırıyor. Bu olmayacak. Buna karşı bütün gücümle direneceğim. İmar çirkinliği dediğimiz şey de bundan oluyor. Bunun önüne geçtiğimizde hiçbir sıkıntı olmayacağını düşünüyorum.

SİPARİŞ ÜZERİNE RANTA KARŞI SIFIR TOLERANS GÖSTERECEĞİM

Bizim New York'ta Türk Evi'ni yıktık, 2 sene bekledik. Hava hakkı var. Hepsine para verdik. Onlar hayali olarak bina yaptığını farzediyorlar. Rantı onlara dağıtıyor ondan sonra başlayabiliyorsunuz. Şehir bir rant üretecekse herkesin ve kamunun menfaatine olmalı. Sipariş üzeri birisine rant üretecek işler konusunda sıfır tolerans olacağını söyleyebilirim.

RAYLI SİSTEM HEDEFİ GERÇEKLEŞTİĞİNDE LONDRA'YI GEÇİYORUZ

Bu benim çok iddialı olduğum konu. Türkiye'de ulaşım, altyapı problemini büyük oranda çözdüm. 2002'de Türkiye altyaphı gelişmişliği bakımından dünya sıralamasında 39.ydu. Şimdi 9. sırada. İstanbul hariç 80 il ölçeğinde altyapı, yollar, havaalanları, intenet altyapısı çok gelişti. İstanbul'da bunu haydi haydi yaparız. Bunun yolu toplu taşımanın hem konfor olarak hem de erişilebilirlik adına geliştirilmesi lazım. Kırmızı hatlar 5 yıl içerisinde yapılacak hatlar. İstanbul'un metro ağı 518 kilometre olacak. Şu anda 170 kilometreydi. Geçtiğimiz hafta Gebze-Halkalı banliyo hattını açtık. Şimdi 285 kilometre yapılacak hatlar var. Bu da ortalama her yıl 50 kilometre minimum metre yapmak gereklidir. Biz raylı sisteme Londra'yla beraber başladık. Sultan Hamid döneminde. 600 metre yaptık bıraktık. Bizim hedefimiz gerçekleştiğinde Londra'yı geçiyoruz.

BEN İSTANBULLULAR'A AKAN VE KATLANABİLİR TRAFİK VADEDİYORUM

Bizden önce Boğaz'dan geçiş 2 taneydi, bizimle 5 tane oldu. Şunu vaadediyorum İstanbullular'a, kim 'Ben İstanbul trafiğini yüzde 100 çözerim' diyorsa buna inanmayın. Ben akan ve katlanabilir bir trafik vadediyorum. Bunun yolu metro. Şu anda metronun payı yüzde 18. Biz bunu yüzde 48'e çıkaracağız. Yüzde 30 artmış olacağız. Yollardan yüzde 30 trafiği çekmiş olacağız. Her gün 36 dakika erken eve gideceksiniz anlamına geliyor. Yıllık 22 milyar lira bir kaybı var bunun bize. Bu parayı başka işlerde kullanacağız. TEM'in altıyla sahil arasında nüfusun yüzde 80'i yaşıyor. Bu bantta yapacağımız projelerle vatandaş evinden çıkıp 750 metre her yöne gittiğinde bir metro istasyonuna erişebilecek, ölçü bu. Bu yeter mi, yetmez. Bu işin omurgası. Buna ilave şu anda yollar otopark olarak kullanılıyor.

İKİ METRO AĞININ BULUŞTUĞU YERE OTOPARKLAR YAPILACAK

Buradaki oranı azaltacağız. Yeni dönemde 343 bin otopark yapma planımız var 39 ilçede. Ağırlıklı olarak aktarma merkezlerinde. İki tane metro ağının yan yana geldiği, otobüs veya minibüslerin bulunduğu yerlerde aktarma merkezi yapacağız. Orada park olacak. Siz aracınızı oraya bırakıp binip İstanbul'un her yerini dolaşacaksınız. Her mahallede, her yerde kamu binalarının altında, üstünde otoparkı yaptığınızda özel araca çıkış azalacak. Orada bir tasarrufumuz olacak. Bu bir dönemle bitecek iş değil. Uzun süreden beri otopark yapılacak diye ruhsat verilen binalar otopark yapmadı. Belediyelere bir maktu ödeme yaptı. Bu sorunlar önümüze geldi. Şu anda 1 milyon 750 bin park yeri ihtiyacımız var. Toplu taşıma kullanırsak bu azalacak.

AKILLI ŞEHİR UYGULAMALARINI GENÇLERLE YAPACAĞIZ

Elimizde her gün milyonlarca bilgi toplanıyor, insanlara ve şehre ait. Bu bilgileri biz işleyemiyoruz. Akıllı şehir yönetiminde, akıllı trafik sistemi de var. orada gelecek nesnelerin intenetini kullanarak trafik idare edilecek. Işığa bakacak, araca bakacak, birbiriyle tutturuyorsa hadi geç diyecek. Orada beklemenin anlamı yok. Yeşil dalga hareketi diye ifade edilebilir. Bunların hepsi yazılım, kodlama, veri analizi, veri sentezini gençlerle yapacağız. Gençlere benimle kanka olmaya var mısınız dedim. Gençler bilişimin içinde doğdu. Onlar dijital yerli, sen ben dijital göçmeniz. Onlar zaten akıl terini dökecek kapasiteleri var. Onlara fırsat sunacağız. Bayrampaşa'da kuracağımız teknoloji üssüyle beraber gençler buraya gelecekler, bir kısmını belediye olarak akıllı şehir uygulamalarıyla istihdam edeceğiz. Buna yılda 500 milyona kadar girişim sermayesi aktaracağız. Bir kısım da kendi projelerini ortaya koyacaklar, sermayesi olanlarla onları buluşturacağız.

İSTANBUL'DA FİBER AĞINI 100 BİNE ÇIKARACAĞIZ

Bütün bunları yaptığımızda bugünkü trafik sıkışıklığı yüzde 18'e düşecek. Bir de ulaşım asistanı var. Bunun üstüne 241 tane nokta tespit ettik. Bunlar trafiğin düğümlendiği yerde. Burada geometrik düzenleme yapacağız. Beşiktaş, Şişli, Beyoğlu'nda intenet niye yok? Bu maalesef belediye başkanlarının vizyonuyla ilgili. Fiber ağların yapılması için kazmak lazım. Buna müsade etmiyorlar veya büyük paralar istiyorlar. Biz telefonu çeviriyorduk, karın gurultusu gibi bir ses geliyor, sonra düşüyordu. Şimdi İstanbul'da bu acil ihtiyaçtır. Başından beri bunu bir ticaret olarak görmemek gerekiyor. Bunu bir araç olarak görmek gerekiyor. Yollar para kazanmak için yapılmaz, trafik para kazanır. İstanbul'un fiber ağını 100 bine çıkaracağız. Daha fazlası yapılsa zararı yok, fazlası var.

BUNU BU DÖNEM YAPMAZSAK TEKRAR İKİNCİ LİGE RAZI OLURUZ

Şehir daha sonra bunu yapmak için büyük maliyet öder. Hollanda'da, Fransa'da yapıyorlar. Buradaki iş dönüp dolaşıyor nesnelerin iletişimine bağlı. İnsanlar araçları yönetiyordu, şimdi başka araç aracı yönetecek. Burada insan aklı yine yönetici olacak. Bunun için fiziki altyapının tamamen gözden geçirilmesi lazım. Yeni nesil akıllı araçlar var. Birden küt diye durdu. Bunu algılıyor ve yapıyor. Bu artık normal akışa dönecek. O kadar sistematik bir şey ki, biz bunu metrobüs araçlarına uygulasak kapasite yüzde 50 artıyor. Hiçbir şey yapmadan. Onların mesafeleri otomatik oluyor, durağa gelişleri otomatik ayarlanıyor. İnsanı ortadan kaldırdığınızda. Aslında siz aksine bir şey demedikçe kurgulanmış bir aptal. Devamlı aynı şeyi yapıyor. Bunu İstanbul hak ediyor. Mutlaka başarmamız lazım. Bunu yapmazsak bu dönem ikinci lige razı olmamız lazım.

ÇÖP AYRIŞTIRMADAN YAPILAN TASARRUFU ULAŞIMDA KULLANACAĞIZ

Seyahat harcaması düşük gelir grupları için bayağı büyük. Başlangıçta öğrenciler için bunu yapmak kolay. Çöp ayrıştırma var. Pilot olarak metrolarda yapılıyor. Bunu bütün hanelere yayacağız. Geri dönüşümden elde edilen parayı öğrencilerin seyahat ücretlerine kredi olarak yükleyeceğiz. Yüzde 40'a varan bir indirim sözkonusu. Bunun hesabını yaptık. Bu metrolarda yaygınlaştırılması, toplu ulaşımın daha fazla kullanılması esasında doğal olarak bize tasarruf sağlıyor. Bunu destek olarak toplu ulaşımı kullananlara vermeyi planlıyoruz.

ARTIK ÇÖP AYRIŞTIRMA İŞİNİ EVLERİN KENDİSİ YAPIYOR

Bu bilinç çok kolay elde edilmiyor. Biz önce berbat ediyoruz sonra aklımız başımıza geliyor. Bir altyapıyı kurmamız lazım. Onu yapacağız, ondan sonra da 'ayrıştırın' diyeceğiz. Sonra bunun sosyal faydaya dönüştürmemiz lazım. Bugünden yarına olmaz ama en azından bakış açısı. Artık çöp ayrıştırma işini evlerin kendisi yapıyor. Dönüşümü de yapıyor size. Buna geçilecek yavaş yavaş. Bu trafiği de azaltacak.

İSTANBUL'UN PROJELERİ KENDİ KENDİNİ FİNANSE EDECEK DURUMDA

Bu kravatın bende özel anısı var. Anlatmayayım. Karar verdim her televizyon programında bunu kullanıyorum. Bu kadar farkedilmediğini bilmiyordum. Hayatım boyunca para birinci sorunum olmadı. Türkiye'nin sorunu iyi proje yok. Her proje kaynağını mutlaka bulur. Ama biz çok konuşuyoruz. Projeleri önceden hazırlamıyoruz. Şartlar bizi zorluyor, alelacele başlıyoruz. Proje finansmanı konusunda hiçbir problem yok. Toplam 5 milyar dolar İstanbul Belediyesi için büyük bir rakam değil. Kaldı ki bunların altenatif finansman modellerini de bulmak mümkün. İstanbul'un bu konudaki kredisi iyi. Genel bütçeden de daha iyi diyebilirim.

SUDA METREKÜP BAZINDAN KİŞİ BAZINA GEÇECEĞİZ

Su şimdi metreküp olarak kademeli veriliyor. Burada sistem değişikliğine gideceğiz. Gelirlerde bir değişiklik olmadan. Metreküp bazından kişi bazına geçeceğiz. Bunu yaptığımızda daha fazla nüfusu olan ailelerin faturası düşmüş olacak. Ortalama 4 kişinin yaşadığı bir hanenin faturası yüzde 6 düşecek. Bu da 690 bin kişiye tekabül ediyor. Çok daha fazla ucuzluk vadedebilirsiniz. Ama arkasını getiremezsek o zaman daha büyük bir bedel ödemek zorunda kalırız. Neticede insanlara su vermeniz lazım. Suyun da bir maliyeti var. Biz üzerinden para kazanmak diye bir şey yok. Maliyet geliri karşılasın, bir de hizmet bedeli, çalışan insanların maaşlarını karşılasın yeter. Sudan para kazanılmaz.

İSTANBUL'DA DOĞALGAZDA YÜZDE 10 İNDİRİM YAPABİLİRİZ

Yüzde 40 indirim. Tamam yapalım da nereden finanse edeceğiz. İETT destekleniyor. Suyu destekle, gazı destekle, ulaşımı destekle, İstanbul'un temel yatırımlarını neyle yapacağız? En pahalı hizmet olmayan hizmettir. Onun için sürdürülebilir olması çok önemli. Burada verimlilik, rasyonaliteyi gözardı etmemek lazım. Bunlara dikkat edeceğiz. İlk yaptığımız hesaplara göre doğalgazda yüzde 10 indirim yapılabilir. Elektrikle ilgili sorunumuz var. İstanbullu ciddi anlamda elektrik tüketimi var. En fazla abone İstanbul'da var.

ELEKTRİK BİZİM İŞİMİZ DEĞİL AMA BU KONUYLA İLGİLENECEĞİM

Toplam elektrik faturası 2 lira ise 1 lira lüzumsuz maliyet var. İstanbul Belediyesi'nin yetkisinde değil ama bunun için uğraşacağım. Bu rahatsızlık beni ilgilendirmez hükümetin işi diyemem. 7 milyon üzerinde abone var. Hükümetimiz, Cumhurbaşkanımız bir karar aldı. Şu anda 4 kişilik bir aile için 150 kilovata kadar 80 TL devlet karşılıyor. Gelir testinden geçemeyen sosyal destek alan aileler.

İSTANBUL'UN 13 MİLYAR DAHA BORÇLANMA KAPASİTESİ VAR

Yaklaşık 2,5 milyar dolar veya 14,5 milyar lira borç söz konusu. 14.6 milyar borcu var. Borçlanma kapasitesi herhangi bir ekonomik dengesizlik olmayacak kadar 13 milyar daha borçlanma kapasitesi var. Dolayısıyla sıkıntılı bir durum yok. Şehir içi trafik günden güne artıyor. Mahmutbey gişelerindeki yığılma herkesin dikkatini çekiyor. Başbakan iken Bakana talimat vermiştim. Şimdi artık geçerken yukarıda taklar var, oradan okunarak geçiliyor. Şunu da gözden geçirme zamanı geldi. İstanbul'un girişleri buradan başlıyor.

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZLA 25 YILDIR BİRLİKTE ÇALIŞIYORUZ

Sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul'a sevdası var. Siyasetteki parlaması İstanbul Belediyesi ile başladı. Oradan da Türkiye genelinde bir lider oldu. Bugün bölgemizde de sayın Cumhurbaşkanımız bir denge unsuru. Gönül coğrafyamızın 1,5 milyar insanı Türkiye'ye bakıyor, Cumhurbaşkanımıza bakıyor. Cumhurbaşkanımızla 25 yıldır çalışıyorum. Önce de birlikteliğimiz var. 40 yılı bulan yol arkadaşlığımız var. Benden daha iyi tanıyan olacağını zannetmiyor mu, tabii evlatları ve ailesi hariç.

BENİM TARZIM BU. KONUŞURKEN İSTEKSİZ GİBİ ANLAŞILIYORUM

Çok samimi söyleyeyim, istemediğim bir işi bana kimse yaptıramaz. Seve seve İstanbul'a hizmet etmek için varım. Benim tarzım bu. Konuşurken isteksiz gibi görüyor insanlar ama ben soyadım gibi iş yaparım. Kararı hızlı veririm, hızlı yaparım. Kars'ta bir çağrı merkezi açmıştık. Bana dediler ki, hadi ilk çağrıyı sen karşıla diye. İstanbul'dan biri arıyor, bir şey soruyor. Ben de cevap veriyorum. Yahu kardeşim dedi başka adam bulamamışlar mı? Yokuşa sarmış gibi konuşuyor. Sonra ben Başbakan deyince çok mahçup oldu, kusura bakmayın dedi, bilemedim dedi. Bunu isteksizlik gibi algılamak fevkalade yanlış.

İSTANBULLULAR GİT DERSE GİDERİZ! YOKSA HİZMETE DEVAM EDERİZ

Bunu söylemekten çok hoşlanmıyorum ama. Bu İstanbullular bana güvenecekler, arkamdan gelecekler, destek verecekler. Ondan sonra onları yüzüstü bırakacağım. Bu benim ahlak ve siyaset anlayışıma yakışmaz. Hak vaki olmadıktan sonra İstanbullular git derse gideriz aksi takdirde hizmete devam ederiz.

Güncelleme Tarihi: 27 Mart 2019, 23:48

YORUM EKLE

Popüler Haberler