17 Mart 2020 Salı 21:43
DEVA Partisi ekonomi genel esasları ve temel ilkeleri ne olacak? Ali Babacan Deva Partisi ekonomi politikalarını yayınladı!

Ali Babacan’ın liderliğinde kurulan DEVA Partisi 11 Mart Çarşamba günü resmen açıldı. DEVA Partisi’nin temel prensiplerinin belirtildiği manifesto açıklandı. Eski Maliye ve Ekonomi Bakanı Ali Babacan’ın liderliğinde kurulan DEVA Partisi, intenet sitesi üzerinden partinin ekonomi alanındaki temel ilke ve esaslarını açıkladı.

DEVA Partisi’nin ekonomideki temel ilkeleri resmi intenet sitesi üzerinden yayımlandı. DEVA Partisi ekonomi alanındaki vaatleri ile dikkatleri çekmeyi başardı. DEVA Partisi’nin ekonomideki temel esasları şu şekilde sıralandı.

Ekonomi Politikamızın Genel Esasları ve Temel İlkeleri

Ekonomi politikamızın temel amacı adil rekabetin, fırsat eşitliğinin ve verimliliğin esas alındığı bir ortam oluşturarak ekonomimizin ve insanımızın potansiyelini en üst düzeyde gerçekleştirmesini sağlamaktır.

Mülkiyet hakkı ve teşebbüs hürriyeti de dahil olmak üzere tüm temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan bir hukuk sistemini, ekonomik gelişme ve refahın olmazsa olmaz koşulu olarak görüyoruz.

DEVA Partisi, sosyal refah ve adaleti, fırsat eşitliğini, insani çalışma koşullarını, doğa ve çevrenin korunmasını ve temel kamu hizmetlerinin herkese eşit şekilde sunulmasını savunur. Politikalarımız, rekabeti bozucu kamu müdahalesinin olmadığı, düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsız ve etkin çalıştığı bir piyasa ekonomisi anlayışını esas alır.

DEVA Partisi olarak Devletin iktisadi alandaki rolünü, cazip bir iş ve yatırım ortamı oluşturmak, etkin bir düzenleme ve denetleme görevi yapmak, yüksek katma değerli bir ekonomi için kolaylaştırıcı ve yönlendirici olmak ve her bir vatandaşımızın insan onuruna yaraşan bir yaşam düzeyine ulaşmasını sağlamak olarak görüyoruz.

Devlet ile iş dünyası arasındaki ilişkilerin, şeffaf, ilkelere dayalı ve çerçevesi tanımlanmış kurumsal yapılar aracılığıyla yürütülmesi partimizin önde gelen ilkelerindendir.

Türkiye; jeopolitik konumu, genç nüfusu, müteşebbis gücü, ihracat potansiyeli ve sahip olduğu mukayeseli avantajlar dikkate alındığında uluslararası serbest ticaret, yatırım ve küresel ekonominin sunduğu diğer imkanlardan en fazla yararlanabilecek ülkeler arasındadır. Ülkemizin rekabet gücünü artırarak, yatırım ortamını iyileştirerek ve işgücümüze gerekli becerileri kazandırarak, sahip olduğumuz potansiyelin en üst düzeyde değerlendirilmesini sağlayacağız.

Ekonomi politikalarımızın geliştirilmesi ve uygulanmasında, şeffaflık, kurala dayalılık, öngörülebilirlik, sorunların yapısal nedenlerine odaklanma, veri ve analize dayalı yaklaşım, katılımcılık ve kapsayıcılık ilkelerini esas alacağız.

Güçlü, Sürdürülebilir ve Kapsayıcı Büyüme

Ülkemiz 2013 yılında Yüksek Gelirli Ülkeler grubuna geçme aşamasına gelmiş iken, izlenen yanlış ve popülist politikalar sonucunda kişi başına düşen gelir yaklaşık yüzde 25 oranında gerilemiş ve ekonomimiz orta gelir tuzağına yakalanmıştır. Kaybolan güven ortamı ve gerileyen yatırımlar sonucunda ülkemizin sadece güncel büyüme performansı değil, uzun dönemli büyüme potansiyeli de ciddi bir tehditle karşı karşıyadır.

Son yıllarda büyüme performansının zayıflamasının en önemli nedenlerinden birisi, 2002-2008 döneminde yakalanan yüksek verimlilik artışlarının izleyen yıllarda sürdürülememiş, hatta bazı yıllar eksiye dönmüş olmasıdır.

Son dönemlerde büyümenin kredi genişlemesi ile desteklenen tüketime ve üretken olmayan alanlardaki yatırımlara dayalı yapısı, dış dengede sürdürülebilirlik sorununu da beraberinde getirmektedir. Diğer yandan, Merkez Bankası’nın bağımsızlığıyla ilgili sorunlar para politikasının tutarlılığına ve öngörülebilirliğine zarar vermektedir. Bu durum, enflasyonla mücadeleyi zayıflatmakta ve fiyat istikrarının sağlanmasını zorlaştırmaktadır.

Ülkemiz, yüksek büyüme hızlarının uzun dönemde sürdürülebilirliğinin yanı sıra, büyümenin kapsayıcılığı açısından da önemli sorunlarla karşı karşıyadır. Yeni yatırımlardaki sürekli gerileme ve büyümedeki yavaşlama sonucunda işsizlik, özellikle genç işsizlik son dönemlerde tarihi en yüksek düzeylerine çıkmıştır. Türkiye, bireysel gelir eşitsizliği ve göreli yoksullukta Avrupa’da ilk sırada yer almaktadır. Bölgeler arası verimlilik ve gelir eşitsizlikleri son derece yüksektir. Kadın işgücüne katılım ve kadın istihdam oranlarında Türkiye, sırf yüksek gelirli ülkelerin değil, aynı zamanda kişi başına düşen gelir açısından kendisine benzeyen orta gelirli ülkelerin de gerisinde kalmaktadır.

Partimiz, büyümenin verimlilik, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık boyutlarını bir arada ele alan bütüncül bir yaklaşımı benimsemektedir. Bu anlayış doğrultusunda, süratle “Güçlü, Sürdürülebilir ve Kapsayıcı” bir büyüme stratejisini hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu strateji çerçevesinde önümüzdeki dönemde ekonomi alanındaki en önemli önceliğimiz, yüksek bir büyüme performansı gerçekleştirerek insan onuruna yaraşır nitelikte ve adil bir ücret sağlayan iş ve istihdam imkanları oluşturmak suretiyle başta gençler ve kadınlarda olmak üzere işsizliği önemli ölçüde azaltmaktır.

Bu hedeflere ulaşabilmek için büyüme modelinin köklü bir biçimde değişmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu çerçevede, üretken olmayan sektörler ile imar rantlarına dayalı bir büyüme yaklaşımdan, başta sanayi olmak üzere üretken sektörlere öncelik veren bir modele geçeceğiz. Sanayi, hizmet, tarım ve enerji sektörlerine yönelik kapsamlı dönüşümler öngören sektörel reform programlarımız büyüme vizyonumuzun gerçekleşmesine önemli katkılar sağlayacaktır.

Güçlü büyümenin önkoşulu olan verimliliğin kalıcı ve yüksek oranda artırılması için, en büyük sermayemiz olan insanımızın bilgi ve becerisini artırmayı, teknoloji ve yenilikçilik alanında köklü bir dönüşüm gerçekleştirmeyi temel öncelikler olarak görmekteyiz.

Makroekonomik politikaları, enflasyonu düşük tek haneli düzeylerde tutmaya ve kamu maliyesi ile dış dengede sürdürülebilirliği sağlamaya odaklı bir biçimde uygulayacağız. Büyümenin daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması için ihracatın desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede, Eximbank’ın kaynaklarını güçlendirecek, ihracata sağlanan destekleri etkin bir biçimde kullanacağız. Üretim ve ihracatın yapısını rekabet gücü yüksek ticarete konu sektörler lehine değiştirmeyi öngören sanayi ve diğer sektörel politikalarımız da dış dengenin sürdürülebilirliğine önemli katkı sağlayacaktır.

Kapsayıcılığı, toplumun tüm kesimlerinin ve ülkemizin tüm bölgelerinin ekonomik refaha katkıda bulunması ve bu refahtan pay alabilmesi açısından büyüme stratejisinin önemli bir unsuru olarak görüyoruz. DEVA Partisi olarak kapsayıcılığı sağlamanın öncelikle eğitim alanında köklü bir dönüşümle mümkün olacağına inanıyoruz. Vatandaşlarımıza, potansiyellerini en üst düzeyde gerçekleştirebilecekleri bilgi ve yetkinlikleri kazandırarak, bilhassa kadınların ve gençlerin ekonomik hayata katılımlarını artırarak hem ülkemizin büyüme hızını yükseltecek hem de herkesin bu büyümeden pay almalarını sağlayacağız.

Kapsayıcı büyüme yaklaşımımız çerçevesinde gelir dağılımın iyileştirilmesi ve yoksulluğun azaltılması önemli hedeflerimizdendir. İşsizliğin azaltılması, nitelikli iş imkanları oluşturulması ve bireylerin bu iş imkanlarına erişimini kolaylaştıracak yetkinlikler kazandırılması, bu hedeflerin gerçekleştirilmesine önemli katkı sağlayacaktır. Programımızın özellikle “İstihdam ve İşsizlikle Mücadele”, “Sosyal Güvenlik, Sosyal Hizmetler ve Yardımlar”, “Bölgesel ve Yerel Kalkınma”, başlıkları altında yer alan reformlar ve politikalar kapsayıcı büyümenin sağlanması, gelir dağılımın iyileştirilmesi ve yoksulluğun azaltılmasında önemli rol oynayacaktır.

Ekonomi politikalarımız ile Programımızda yer alan diğer politikaların, ülkemizin Birleşmiş Milletler tarafından 2030 yılı için belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Güçlü, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme hedefimizi destekleyecek hukuki ve kurumsal yapıyı güçlendirmek ve geliştirmek önemli önceliklerimizden birisidir. Bu çerçevede; uluslararası doğrudan yatırımlar ve teknoloji transferi için uygun bir ortam oluşturulmasını, rekabet ortamının korunmasını, Ar-ge ve teknoloji desteklerinin etkin bir biçimde kullanılmasını, kamu alımlarının şeffaf ve rekabeti sağlayacak bir anlayışla yürütülmesini, yolsuzluklarla daha etkin bir biçimde mücadele edilmesini ve ticari uyuşmazlıkların tarafsız ve hızlı bir biçimde çözülmesini sağlayacak yasal ve kurumsal yapıları güçlendirecek ve ihtiyaç olan ilave adımları süratle atacağız..

Ekonomi Yönetiminin Kurumsal Yapısı

Ekonomi yönetimini, kurumların temel işlevlerini dikkate alarak, kurumsal bütünlüğü ve denge-kontrol mekanizmalarının etkin biçimde çalışmasını sağlayacak bir anlayışla yeniden yapılandıracağız.

Strateji ve politika belirleyen Bakanlıklar ile düzenleyici ve denetleyici kurumların görev, sorumluluk ve yetkilerini belirsizliğe yer vermeyecek şekilde net bir biçimde tanımlayacağız.

Merkez Bankası’nın ve düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsızlığını ve kurumsal kapasitelerini güçlendirecek, bu kurumların ilgili mevzuat ile kendilerine verilen görev ve sorumluluklar çerçevesinde bağımsız karar alabilmelerini sağlayacağız.

Türkiye İstatistik Kurumu’na güçlü bir bağımsızlık kazandırarak kurumun ve yayınladığı istatistiklerin güvenilirliğini arttıracağız.

Kamu mali yönetiminde bütünlüğü bozan Türkiye Varlık Fonu gibi bütçe dışı ve denetimden muaf yapılara ve uygulamalara son vereceğiz.

Sayıştay‘ın işlevlerini etkin bir biçimde yerine getirmesini sağlayacak ve denetim kapsamını tüm kamu kurum ve kuruluşlarını içerecek şekilde genişleteceğiz.

Kurumlar arası istişare ve koordinasyon mekanizmalarını güçlendireceğiz.

Para ve Kur Politikaları

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun para politikası kararlarında araç bağımsızlığına sahip olmasını ve politik baskılardan uzak tutulmasını sağlayacağız. Para Politikası Kurulu’nun yapısını başarılı ülke uygulamalarını da dikkate alarak gözden geçirecek; şeffaflık, öngörülebilirlik ve hesap verebilirlik ilkelerimiz gereği Kurul’un ve üyelerinin kamuoyunu bilgilendirme ve kamuoyuna hesap verme yükümlülüklerini arttıracak düzenlemeleri hayata geçireceğiz.

Merkez Bankası’nın para politikasını, fiyat istikrarını esas alan ve finansal istikrara katkı yapan bir anlayışla yürütmesi gerektiğine inanıyoruz.

Serbest kambiyo ve dalgalı kur rejimini benimsiyor, politika, düzenleme ve uygulamaların bu anlayışa uygun bir çerçevede ve şeffaf bir biçimde yürütülmesini gerekli görüyoruz.

Finansal istikrarın sağlanması amacıyla, para, maliye ve makro ihtiyati politikaların birbiriyle uyumlu bir biçimde uygulanmasını ve öngörülebilir olmasını önemli görüyoruz.

Finans Sektörü Politikaları

Finans sektörü politikalarımızın temel hedefi, sürdürülebilir büyümeyi destekleyen, sermaye birikimine katkıda bulunan, sermayenin tabana yayılmasına aracılık eden, dijital dönüşümün sunduğu fırsatları değerlendiren, bölgesel ve uluslararası alanda merkezi bir konuma ulaşmış, etkin ve dinamik bir finansal hizmetler sektörü inşa etmektir. Sektörün ürün ve finansman çeşitliliği sağlayarak ekonomik aktörlerin ihtiyaçlarına kapsayıcı ve erişilebilir çözümler üretmesini sağlamak ve bireylerin finansal okur-yazarlığını arttırmak temel hedeflerimiz arasındadır.

Güçlü sermaye ve fon yapısına, etkin risk yönetimine ve yüksek verimliliğe sahip bir bankacılık sektörü, sürdürülebilir büyüme için kritik bir önem taşımaktadır. Adil rekabet ortamının sağlanması ve şeffaflığın arttırılması sektörün sağlıklı gelişimi açısından önemli bir unsurdur. Bu çerçevede, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) sektöre ilişkin düzenlemeleri, kamu ve özel bankalara eşit ve şeffaf bir biçimde uygulamasını sağlayacağız. Hükümetin ve BDDK’nın ilgili mevzuat dışına çıkarak bankaların kararlarına ve yönetimine müdahale etmesini önleyeceğiz.

Kamu bankalarının sektör içinde rekabeti bozmalarını engelleyecek, bu bankaların siyasi baskılarla iş yapmalarının önüne geçeceğiz. Üst yönetime atamaları objektif ehliyet ve liyakat kriterleri çerçevesinde yapacağız.

Reel kesimin ve bankacılık sektörünün başta sorunlu krediler olmak üzere karşı karşıya kaldığı zorluklara yönelik çözüm arayışlarını, tutarlı ve bütüncül bir yaklaşımla, kötüye kullanım riskine sebebiyet vermeden ve tümüyle şeffaf bir biçimde yürüteceğiz. Bu doğrultuda, kredilerin etkin şekilde yapılandırılabilmesi ve şirketlerin ekonomik varlık olarak yaşayabilmeleri için başta icra-iflas kanunu olmak üzere gerekli kanuni düzenlemeleri yapacağız.

İstikrarlı bir finansal yapının olmazsa olmazı etkin ve sağlıklı işleyen bir sermaye piyasasıdır. Sermaye piyasasının toplam finansman içindeki payını artırmak amacıyla, sektörün derinleşmesini, şirket sermayelerinin halka açılmasını ve halka açıklık oranını arttırmayı teşvik eden düzenlemeleri hayata geçireceğiz.

Kamunun kontrol ettiği büyük şirketleri ve bankaları halka açarak, bir yandan bu kurumlar üzerindeki kamusal denetimin ve hesap verebilirliğin arttırılmasını, diğer yandan kurumsal ve bireysel yatırımcı tabanının genişletilmesini ve sermaye piyasası araçlarının kullanımının geliştirilmesini sağlayacağız.

Bireysel tasarrufların yatırım fonları ve benzeri yapılar altında toplulaştırılarak profesyonel fon yöneticileri tarafından sermaye piyasalarında yatırıma yönlendirilmesini teşvik edecek ve bu fonların etkin ve verimli yönetimlerini sağlayacak düzenlemeleri yapacağız.

Sigortacılık ve bireysel emeklilik sektörlerinin potansiyelinden en üst düzeyde yararlanılmasını sağlayacak adımları atacağız. Bireysel emeklilik sisteminin ve DASK uygulamasının etkinliğini ve kapsayıcılığını arttıracağız. Özel sağlık ve hayat sigortalarının yaygınlaştırılmasını destekleyeceğiz. Sigorta ve emeklilik sektöründe dijitalleşmeyi kolaylaştıracak ve hızlandıracak adımları atacağız.

Ekonomimizin ürettiği katma değeri arttırmak için gerekli yenilikçi fikir ve buluşların hayata geçirilmesini destekleyen kitlesel fonlama, melek yatırımcı ağları, sosyal girişimcilik, etki yatırımcılığı ve gelişmiş bir girişim sermayeciliği altyapısı oluşturacağız.

Finansal sektörün uluslararası rekabetçiliğini arttırarak insanımıza daha etkin ve çeşitli hizmetler sunmasını sağlayacak finansal teknoloji (Fintek) ve altenatif finansman çözümlerinin hayata geçirilmesini kolaylaştırmak temel hedeflerimiz arasındadır. Bu kapsamda, Ulusal Fintek Stratejisi ve eylem planı hazırlayacak, sektörün önünü açacak bir anlayışla yasal ve kurumsal altyapıda gerekli güncellemeleri yapacağız.

Mesleki Eğitimde Yeni Bir Bakış Açısı

Yapısal işsizliği azaltmak ve katma değer üreten istihdamı arttırmak, ancak eğitim sistemi ile işgücü piyasası arasında güçlü bir ilişki kurmakla mümkündür.

Mesleki ve teknik eğitimin işgücü piyasasında ihtiyaç duyulan mesleklere ve niteliklere cevap verecek şekilde planlanmasını ve yürütülmesini sağlayacak, işgücü piyasasındaki yapısal meselelerden biri olan “mesleksizlik ve belgesizlik” sorununu gidereceğiz.

Mesleki ve teknik okulların yönetim ve karar alma süreçlerinde özel sektör ve meslek kuruluşlarının yer alacağı, iş dünyasıyla etkileşimli bir okul yönetim sistemi kuracağız.

Mesleki ve teknik eğitim okullarının teknik altyapılarını iyileştirecek, eğiticilerin niteliğini arttıracak, bu okullardan mezun olanları istihdam edilebilir yeterliliklere kavuşturacağız. Geliştirilecek mezun takip sistemiyle de bu kişilerin istihdam edilebilirliklerin izleyecek ve politikaları buna göre yeniden şekillendireceğiz.

Orta ve yükseköğretim düzeyindeki mesleki ve teknik eğitim okullarını sanayi, hizmetler, tarım sektörleriyle ilişkilerine göre organize sanayi sitelerinde, ticaret ve turizm alan ve merkezlerinde, tarımsal işletmelerin bulunduğu yerlerde kuracak, mevcut okulları da tedricen bu yerlere taşıyacağız.

Mezunlarının daha iyi istihdam olanaklarına kavuşturulmasıyla mesleki ve teknik eğitime dönük önyargıyı kıracak, ara eleman olarak nitelendirilen meslek sahiplerinin üretimin “ana aktörleri” olduğu yönünde farkındalık oluşturacağız. Meslek sahibi olmanın, önemli ve itibarlı olduğu bilinci oluşturarak ailelerin ve gençlerin mesleki ve teknik eğitim okullarını daha çok tercih etmesini sağlayacağız.

Ailelerinden ayrı düşmüş ve devlet bakımında bulunan yetim, öksüz çocuk ve gençler ile ailelerinin yanında bulunan fakat aileleri maddi yoksunluk çeken çocuk ve gençlerin destek program ve projelerine fırsat eşitliği kapsamında erişimlerini sağlayacak, geleceğe güvenle bakmalarını destekleyeceğiz. Bu çocuklar ve gençlerin, özellikle ara eleman açığı olan sektörlerle ilgili meslek liselerine erişimlerine öncelik vererek, bu sayede eğitim hayatında kalmalarını ve erken yaşta meslek edinmeleri sağlayarak işsizlik riskine karşı önlem alacağız.

Dijital ekonomi’ye geçiş ve Endüstri 4.0 ile birlikte geleceğin mesleklerini belirleyecek çalışmaları yapacağız. Mesleki eğitim müfredatını bu doğrultuda güncelleyecek, öğrencilere farklı alanlarda da kullanabilecekleri taşınabilir yeni beceriler kazandıracak ve öğrencilerin yönelebilecekleri meslek seçenekleri konusunda esnek bir yaklaşım izleyeceğiz. Bu çalışmaları dinamik bir yaklaşımla sürekli hale getireceğiz. Teknoloji ve bilişim liseleri ile gençlerin yazılım, kodlama ve teknoloji alanlarında meslek sahibi olmalarını sağlayacağız.

Gelecekte ihtiyaç duyulacak yeni meslek ve yetenekler için intenet üzerinden ve yerinde eğitimler sunacağız.

Bölgesel ve Yerel Kalkınma

Bölgesel ve yerel kalkınmayı kapsayıcılığın önemli bir aracı olarak görüyoruz. Kalkınmanın yerel bilgiye, yetkinlik ve becerilere, değerlere ve kurumsallaşmaya dayanması gerektiğine inanıyoruz.

Bölgesel gelişme politikalarımızın temel hedefi, bölgeler arasındaki kalkınmışlık farklarını asgariye indirmek ve her bölgenin kalkınma potansiyelini gerçekleştirmesini sağlamaktır.

Bölgesel gelişme politikalarımızı eğitimde, üretimde ve altyapı temininde fırsat eşitliği; dağıtımda, paylaşımda ve yaşam kalitesinde hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde şekillendireceğiz.

İstatistiki bölge birimlerini gözden geçirecek ve yeniden tanımlayacağız Özellikle ulaşım, iletişim ve teknoloji alanlarındaki gelişmeler doğrultusunda idari, coğrafi, istatistiki bölge sınırlarına bağlı kalmaksızın ihtiyaç halinde toprak ve su kaynaklarını, tarımsal faaliyeti ve ekosistemleri ya da özel proje ve kalkınma alanlarını, sanayi koridorlarını esas alan bölgeler oluşturacağız.

Bölgesel politikaları, ilgili tüm tarafların katılımını ve etkin koordinasyonu sağlayacak kurumsal yapılar tarafından oluşturacak ve uygulayacağız.

Yerel idarelerin kalkınma alanındaki yetki, görev ve sorumluluklarını artıracağız. Yerel düzeydeki kurumların, yerel inisiyatiflerin, kalkınma platformlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve iş örgütlerinin bölgesel kalkınma süreçlerinde daha aktif rol almalarını sağlayacağız. Bu çerçevede bu kurumların ve yapıların yönetim süreçleri, beşeri kaynakları, fiziki imkanları ve teknolojiyi kullanma kabiliyetlerini iyileştireceğiz.

Bölgesel gelişmenin alt bölümleri olan yerel, kentsel ve kırsal kalkınma alanlarını bunlar arasında uyum, tamamlayıcılık ve bütünlük sağlayarak yöneteceğiz.

Yerel kalkınmada özellikle gençler ve kadınlar için iş, istihdam, eğitim ve finansmana erişim imkanlarının artırılmasına odaklanacağız. Bu çerçevede, danışmanlık programlarını, yoğun teknik ve iş becerileri eğitimini, iş merkezlerinin geliştirilmesini ve gençlik gelişim programlarını uygulamaya koyacağız. Okulların yerel yenilikçilik ve girişimciliğin merkezi olmasına önem vereceğiz. Üniversitelerin eğitim planlamaları ile yerel insan gücü talebini uyumlu hale getirecek ve üniversitelerin öncelikle mesleki eğitim içerikleri geliştirmelerini sağlayacağız.

Sosyal girişimciliği yerel ve bölgesel kalkınmanın temel araçlarından birisi olarak değerlendirecek; örgütlenme, finansman, eğitim ve ağ oluşturma konularında destekleyeceğiz.

Yerel sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması bakımından yeşil ekonomi anlayışımız doğrultusunda çevre konularına önem vereceğiz.

Kalkınma ajanslarının yerel ürünlerde standardizasyon ve yerel marka oluşturma konusunda daha fazla destek olmasını sağlayacağız.

Belirli bir bütünlük sergileyen kent gruplarının yatırım ve kalkınma stratejilerini bir arada ele alarak kentlerin küresel rekabetle başa çıkmasını kolaylaştırmayı hedefliyoruz. Kent ekonomilerinin rekabet gücünü yükseltecek insana yatırım programları ve üniversite ile kenti buluşturma programları geliştireceğiz. Kent düzeyinde yatırım ve iş alanları için rehberler hazırlanmasını sağlayacağız. Sınır kentlerimizin başta komşu ülkelerle olmak üzere uluslararası ticaretin sağlayacağı imkanlardan daha fazla yararlanmalarını temin etmek amacıyla, lojistik, ulaşım ve diğer altyapı açısından güçlendirilmesine önem vereceğiz.

Kırsal kalkınmada odak tarımsal ve ekonomik gelişmenin ötesine geçmekte; sosyal, çevresel ve kültürel boyutlar da önem kazanmaktadır. Kamu kesiminin yanı sıra sivil toplum ve özel kesimin kırsal kalkınmadaki etki ve rolü artmaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinden kırsal yaşam kalitesinin arttırılması, üretim, e-ticaret, eğitim, sağlık ve becerilerin geliştirilmesi alanlarında azami ölçüde faydalanacağız.

Üretici birlikleri ve kooperatiflerin kurumsal kapasitelerini güçlendirecek ve iyi yönetişim ilkeleri çerçevesinde yeniden yapılandıracak düzenlemeleri hayata geçireceğiz.  Bunları, küçük işletmelerin tedarik zinciri kurmalarını, lojistik imkanlara erişebilmelerini, ürünlerini ulusal ve uluslararası pazarlarda satabilmelerini, bölgesel ve global marka haline gelebilmelerini destekleyecek bir yapıya kavuşturacağız.

Son Güncelleme: 17.03.2020 21:43
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Popüler Haberler