11 Mayıs 2020 Pazartesi 11:16
Diyanet'e göre bilerek orucunu bozanlar kaç gün oruç tutmalıdır? Oruç bozmanın dinen cezası nedir?
Takip Et:

İslam dinine göre ramazana ayı içerisinde yapılan ibadet olan oruç tutma ibadetini bozan kişiler kaç gün oruç tutarak bozduğu orucu tamamlayabilir?

Orucunu bozanlar kaç gün oruç tutmalıdır?

Diyanet bakanlığı bu ve bunun gibi çeşitli konuların cevaplarını ayrıntılı olarak kamuoyuna paylaşmaktadır. Bu yazımızda oruç tutmanın cezasının ne olduğu ve diyanet işleri bakanlığınca sağlanan fetvanın ne olduğundan bahsedeceğiz.

Diyanete göre bilerek oruç bozmanın cezası;

Bir kişi oruç tutarken, bilerek ve bir bahanesi olmadan orucunu bozuyorsa ramazanın ayına büyük saygısızlık olarak en büyük günahlar arasında sayılmaktadır. Hz. Peygamber (s.a.s), orucunu kasten bozan kişilerin keffaret yapmaları gerekmektedir.

(Buhârî, Savm, 30; Hibe 20; Nafakât, 13; Keffârâtü’l-eymân, 2-4; Müslim, Sıyâm, 81). Oruç keffâreti, iki kamerî ay veya 60 gün hiç ara vermeksizin oruç tutmaktır.

Eğer buna gücünüz yetmiyor ise? 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurur. Bu keffâretin yanında ayrıca, tövbe edilmesi ve bozulan orucununda kaza etmesi gerekmektedir. (Merğînânî, el-Hidâye, II, 261-262).

Hanefi mezhebine göre orucunu bozmanın cezası nedir?

Hanefi mezhebi için söylemek gerekirse, eğer bir kişi kendi isteğiyle ve bir bahanesi bulunmadan orucunu bozarsa 61 gün boyunca oruç tutması şarttır. Bununla birlikte karı ile koca cinsel ilişkiye girerse bu durumda yine 61 gün iki kişinin de oruç tutması gerekmektedir.

İmamı şafiye göre oruçlu kişinin orucunu bozmasının cezası nedir?

İmami şafi için bile bile orucunu bozan kişi 1 gün kaza yapması gerekmektedir. Fakat bunun dışında cinsel yakınlık durumunun yaşanması durumunda 61 gün oruç tutması gerekmektedir.

Soru: Ramazan gününde oruçlu olduğu halde orucunu bilerek bozmanın sonucunda kefaret nedir? Ve kefaret olmayan nedir?

Kefaret şartı bulunan olaylar şunlardır:

  1. Bilerek birşeyler yiyip içmek.
  2. Cinsel ilişkiye girmek.
  3. Ramazanda, kaza gerektiren bir şey yaparak orucunu bozan kişinin, aynı ramazanın başka bir gününde de bu şeyi, “nasıl olsa kefaret gerektirmiyor” diye kasten yine yapması.
  4. Sigara ve alkol kullanmak.
  5. Gıybet, sürme çekmek ve kan aldırmak gibi, orucu bozmadığı iyi bilinen şeyden sonra, oruç bozuldu sanarak, niyetsiz gibi yiyip içmek.

Ramazan ayında bilerek orucunu bozması halinde kefaret sayılmayan olaylar şu şekildedir:

(Tahtâvî) Bir kadın, orucunu kasten bozar ise, sonra o gün iftardan önce hayz (adet) olsa kefaret gerekmez.

(Hindiyye, Kadıhan) Bir kişi Orucunu kasten bozduktan sonra, o gün bayılana veya oruç tutamayacak kadar hastalanırsa kefaret gerekmez.

(Kadıhan) Ciddi bir tehditle veya zorla orucu bozdurulan kimseye kefaret gerekmez.

(Redd-ül-muhtar) Susuzluktan hastalanacak veya ölebilecek duruma gelen kimse, orucu bozup, kaza edebilir. Kefaret gerekmez. 


(Cevhere) Niyetli kişi orucunu sefere çıkınca bozmması günahtır, ama günah işlese de, orucunu seferde bozduğu için kefaret gerekmez.

(Redd-ül-muhtar) Ağız dolusu kusan veya ihtilam olan kişi, orucum bozuldu sanarak yiyip içerse kefaret gerekmez. 

(Nimet-i İslam) Hasta olan kişi İğne olduktan sonra yiyip içse, kefaret gerekmediği gibi, kâğıt, taş, pamuk, ot, pişmemiş pirinç gibi ilaç ve gıda olmayan şeyi bilerek (tedavi için) yutmak da kefaret gerektirmez.

(M. Zühdiyye) Daha imsak vaktine vakit var sanarak veya güneş battı diye yiyip içenin orucu bozulur, Tekrar tutması gerekir. kefaret gerekmez.

(Tuhfe) Şâfiî’de, ilişkiye giren erkeğe kefaret gerekir, hanımına kefaret gerekmez.

Orucun farz olduğu ramazan ayı içerisinde olmayıp, başka zamanlarda tutulan oruçlar bozulursa, kefaret gerekmez.

Orucun kefareti var mıdır?

Evet, vardır. Bir kişi geceden başlayarak orucunu bilerek bozana dek kefaret şart olduğu konusu din kitaplarının hepsinde belirtilmiştir.kütüb-1i sitte adlı hadis kitabında hubari, müslim, ebu davud, tirmizi ve nesai’de belirtilmektedir. En önemli olan bu beş hadis kitabında yazanlara inanmayan bir kişi misyoner veya cahil bir kişidir. Hazret-i ebu hüreyre’nin belirttiği şekilde bir hadis-i şerifte söyle belirtilmekte,

Bir kişi, Peygamber efendimizin yanına gelerek, (Helak oldum ya Resulallah) dedi. Peygamber efendimiz, ne olduğunu sordu. O kişide Ramazan orucunu bilerek bozduğunu beyan etti. Peygamber efendimiz, bir köle azat etmesini buyurdu. Bu kişi bir kölesi olmadığını söyledi, aralıksız iki ay oruç tutmasını emretti. Bu kişi bunu da yapamayacağını belirtti, O da fakir doyurmasını emretti.

İslam âlimleri de, geceden niyetli bir kişi orucunu kasten bozan kişinin kefaret olarak, varsa bir köle azat etmesini, yoksa peş peşe 60 gün oruç tutmasını söyler, oruç da tutamazsa, 60 fakiri doyurmasını bildirmişlerdir. (Redd-ül Muhtar)

Bilmeliyiz ki Peygamber efendimizin bildirdiği hükmü kabul etmeyen, Allahü teâlânın emrini kabul etmemiş olur. Çünkü Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki:

[Nisa 80] (Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) 

Oruç kefareti nasıl tutulur?

Oruç kefareti için aralarda durmadan ardı ardında 60 ün oruç tutar ve bunun sonunda ise tutmadığı her güniçin birer gün daha oruç tutması gerekir. Birkaç ramazan ayında bu cezaları birikmiş olan ve bir ramazaniçerisinde 2 tane birden cezası bulunan kişi hiçbir cezasını ödememişse yapacağı ilk kefaret en son cezasının yerine geçer. Birinci kefareti yapmış ise ikinci kefareti de ayrıca yapar.

Kefaret orucu, rahatsızlık, seyahat tarzı bir özür ile veya bayram günleri içierisinde olmak nedenyile bozulur veya ramazan ayına gelirse, tekrardan 60 günlük oruç tutulması şarttır. Bayram günleri içeriinde kişi orucunu bozmazsa, tekrardan başlaması şarttır. Hayz ve nifaz yüzünden bir oruç bozulursa, tekrardan başlanamaz. Kişi bazı durumlarda suçsuz ise geriye kalan günlerinde aynen oruç tutmaya devam eder.

Ramazan ayı içerisinde bir bahane olmadan orucun bozulması günah ve haramdır. En başta tutulmayan oruçlar için tövbe edilmesi gerekmektedir. Ardından toplamda tutulmayan günler kadar bir oruç tutulmasıdır. Bu oruçlara kefalet gerektirmez. Kefalet oruç tutmanın değil orucu bozmanın cezasıdır. Yaşlı olan insanlar veya artık yaşları veya hastalıkları gereği kalan ömründe oruç tutamayacak olanlar gizli bir şekilde yemek yiyip içebilir.

Hadis-i şerifte orç tutmayacak kadar yaşlı veya hasta olan kişiler fidye öder diye belirtilmektedir. Yaşı çok ilerlemiş olan, bazı nedenlerden dolayı oruç tutamayan kişi varlıklıysa her günü için fidye vermek zorundadır. Fidye veremeyecek kadar varlıklı bir durumda değilse, dua ederler.


Son Güncelleme: 11.05.2020 11:16
Takip Et:
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.