07 Temmuz 2019 Pazar 03:20
Feminizm nedir? Nasıl feminist olunur?

Rönesans’ın ardından Fransa’da Kadın yazarlar ve sanatçılar önderliğinde ortaya çıkan Feminizm, kadınlarında siyasal haklar bakımından erkeklerle eşit haklara sahip olmasını isteyen bir fikir akımıdır.

Fiziksel yada biyolojik olarak dişilik kavramı ile alakası olamayan Feminizm, ana etken olarak kadınlar ve erkekler arasında biyolojik yada fiziksel farklılıkların bir eşitsizlik nedeni olamayacağını savunur.

Özellikle ‘Ataerkil’ olan toplumlarda kendisine çokça taban bulmayı başarabilen Feminizm‘in amacı baskıcı iktidar ve ezme ve ezilme kültüründen beslenen toplumlarda kadın-erkek arası eşitsizliği yok etmektir.

Tamamiyle erkek karşıtı bir duruş sergilemek olarak kamuoyuna lanse edilen Feminizm, herhangi bir cinsiyetin bir diğerinden üstün olduğunu savunmak yerine bu iki cinsiyet arasındaki eşitsizliği yok etmeyi amaçlar.

Feminizm’n tarihini etkileyen 3 ana dalga vardır. Bu dalgalar şu şekilde sıralanır.

1. Dalga: Medeni Kanun Talepleri ve Siyasal Haklar

1. dalga feminizm genel olarak iki talep üzerinde mücadele etti. Kadınlar için oy, eğitim ve mülkiyet hakkı. Kadınlar için oy hakkı meselesi 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başlarında dünyanın çeşitli yerlerinde değişik biçimde varlığını sürdürüyordu.  Oy hakkı için mücadele Amerika’da, siyah kadınların beyaz kadınlarla mücadele etmesi ile başladı. 19. yüzyılın sonu, 20. yüzyılın başlarında mücadele eden kadınlar, önce sadece siyahlar ve siyahların kölelik karşıtı hareketine destek veren kadınlardan oluşuyordu. Siyah kadınlar, kölelik karşıtı harekette tanıştıkları kendilerine destek olan beyaz kadınlar ile aynı kaderi paylaştıklarını anlamışlardı. Bu, iki ırktan kadınların beraber mücadele etmeye başlamasının en önemli nedenlerinden biridir. Bir diğeri, siyah kadınların kölelik karşıtı hareket militanlarına ilk kez oy hakkı için mücadele etme fikrinden bahsettikleri zaman, siyah erkeklerin kendilerine yüz çevirmesi oldu. Zaten oy hakkı kazanmış olan siyah erkekler, kölelik karşıtı mücadelede yanlarında görmeyi sevdikleri ama asıl yerlerinin evleri olduğunu düşündükleri kadınların kendi hakları için mücadele etmesi gerektiğine inanmıyordu. Böylece Amerika’da kadın hakları için mücadele eden kadınlar bağımsızlaştı ve hem siyah hem beyaz kadınların desteğiyle hareket etti. Bu kadınlar hem medeni hem siyasi haklar için, hem de ırkçılığa karşı bir arada mücadele ediyorlardı.

2. Dalga: Cinsellik ve Doğurganlığın birbirinden ayrıştırılma mücadelesi

Batıda gerçekleşen gelişmeler, doğum kontrolünü güvenli ve kolaylaştıran yöntemler geliştirilmesine sebep olmuştu. Bu durum, kadınların hamilelik riski olmadan cinsellik yaşayabilecekleri anlamına geliyordu. Kürtajın yasallaşması, doğum kontrol haplarının yaygınlaşması için çoğu muhafazakar toplumda bu mücadeleler ölümle sonuçlanıyordu.

3. Dalga: Kadının Kimliği ve Diğerleri

Feminizm’in son dalgası olarak kabul edilen 3. Dalga 90’ların sonunda başladı ve farklılıkların değerini savundu. Eşcinsel ve daha birçok değeri taşıyan kadınların farklılıklarına sahip çıkarak onların haklarının savunuldu. Feminizm eşit haklar kazanıncaya kadar bu mücadelesini devam ettirmeyi amaçlamaktadır.

Son Güncelleme: 07.07.2019 03:20
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.